YAŞAMAK İSTEDİĞİM BİR ÜLKE VAR


Bu makale 2020-04-18 18:16:29 eklenmiş ve 656 kez görüntülenmiştir.
Mete Özbaş

 

Biz çok sevdik çocukları. En çok onların yüzü gülsün istedik. Aydınlık bir dünyada büyüsün, mutlu yaşasınlar/ yaşayalım istedik. Her sokak yeşil olsun, ıhlamurlar, güller, karanfiller, manolyalar koksun istedik. Doğayla uyumlu olsunlar, hayvanları sevsinler, çevreyi korusunlar, yağmurda kokan toprağın kokusunu içlerine çeksinler istedik. Becerikli de olsunlar, kendi sorunlarını çözsünler. Bir arada yaşamayı öğrensinler, günebakan gibi güneşe dönsünler yüzlerini. Komşuları, arkadaşları aç kalmasın, herkesin bir işi olsun, ortak üretilen, ortak tüketilsin, herkesin sıcacık bir evi olsun istedik.

İnsanları birbirine saygılı, trafikte birbirine yol veren, çevreyi kirletmeyen, herkesin /hayvanların, bitkilerin, böceklerin/ bu dünyada yaşam hakkı olduğunu bilen bir dünyada yaşamalı. Fide dikmeyi öğrenmeli her çocuk, doğal gıdalarla beslenmeli, hayvan dostları da olmalı.

Düşüncelerini özgürce dile getirmeli, en küçük sese bile önem vermeli, kendi sözünün de bir değeri olduğunu bilmeli çocuklarımız. Kendimizi daha nasıl geliştiririz diye hayal kurmalı,  kültürle,  sanatla, bilimle ilgilenmeli. Kimin neye yeteneği varsa onu okumalı.

Çok şey mi istediklerimiz?

“Yönetimi, ortaklığı ve halkı da dâhil olmak üzere, aslında olmayan, tasarlanmış ideal toplum” ütopya olarak adlandırılıyor.

Ekonomik ütopyalar malların eşit dağıtılması, paranın kaldırılması, insanların sevdikleri ve topluma yararlı işlerde çalışması ve onlara bilim ve sanatla ilgilenebilecek zaman ayırması gibi özellikleri içerir. Dünya barışı, politik ve tarihi ütopyadır. Bilimsel ve teknolojik ütopya, acı ve ölümün yok olmasıdır.

Platon, "Devlet" adlı eserinde ideal devletin nasıl olacağını belirtmiştir. Bu devlette insanlar üç sınıfa bölünmüştür; çalışanlar, bekçiler ve yöneticiler. Çalışan sınıf üretim yaparak devletin maddi ihtiyaçlarını karşılar. Bekçiler sınıfı toplum içinde güvenliği ve dışarıya karşı devletin varlığını savunur. Yöneticiler sınıfı ise devleti yönetir.

Bu toplumda her sınıfın bir erdemi vardır. Çalışan sınıfının erdemi kanaatkâr olmak, bekçi sınıfının erdemi cesaret, yöneticilerin erdemi ise bilgeliktir.

Platon’un açtığı bu ütopik devlet anlayışı yolu, gelecekte hem doğu hem de batı felsefelerinde temsilciler bulmuştur. Doğu felsefesinde böyle ütopik bir devlet anlayışını Farabi’de görmekteyiz.

Farabi, erdemli bir toplumun ve yöneticilerin özelliklerini anlatmıştır. Adaleti sağlayacak kanunların olmasını istemiştir. Adaleti engelleyenlere ceza vermek, toplumun erdemli olması için bir gerekliliktir çünkü topluma karşı yapılmıştır. Erdemli bir toplumu erdemli yöneticilerin yönetmesini istemiştir. Erdemli şehrin reisi, sıradan herhangi bir insan olamaz. Çünkü erdemli bir toplum erdemli yönetici ile mümkündür. Yöneticiler halkına gerçek mutluluğu vermelidir. Zenginlik ve zorbalıkla yönetmek, erdemli yönetimin özelliklerinden değildir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün ütopyası; imparatorluğu kurtarmak mümkün olmasa da buradan demokratik bir devlet çıkarmaktı.

 

1923’te Cumhuriyetin Osmanlı’dan devraldığı sosyal ve ekonomik mirası önüne koyduğu zaman ütopyayı şöyle özetlemektedir:

1. Demokrasi

2. Çağdaş bir toplum

3. Hukuk Devleti 

 

Çağdaş milletler çağdaşlık niteliğini bilim ve teknoloji kurallarını kendilerine rehber edinerek kazanmışlardır. Türk milletine de her alanda yol gösterecek, onu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak tek rehber, bilim ve tekniktir. Bilim ve teknik rehber alınmadıkça, onun kuralları ve yöntemleri benimsenmedikçe hiçbir alanda ilerlemekten söz edilemez.

Atatürkçü çağdaşlaşmanın temelinde devlet olarak bağımsızlık, millet olarak egemenlik, birey olarak hak ve özgürlükler söz konusudur. Ancak bu nitelikte ve bu ortam içinde bir çağdaşlaşma, insanî açıdan değer ifade eder. Yoksa bağımsızlıktan ve egemenlikten, insan hak ve özgürlüklerinden yoksun totaliter çağdaşlaşma; çağdaş bir ilerleme, çağdaş bir yaşam olamaz. Atatürkçü çağdaşlaşmanın en belirgin özelliği, lâik ve demokratik devlet ve toplum düzeni içinde gelişmeye açık yönüdür.

 

Çağdaşlaşma; gerek düşünüş biçimi gerekse kurumlar açısından, çağın gerektirdiği yaşam şekline geçmek demektir. Uygarlık savaşında her şeyden önce esas ve önemli olan, çağdaşlaşmayı önleyici düzeni ortadan kaldırmak ve onun  yerine, insanca yaşamanın yollarını açan lâik ve demokratik bir toplum düzeni kurmaktır. Bu ise düşünüş biçiminde değişikliği gerektirir. Atatürk döneminde Türk toplumunun çeşitli kurum ve kuruluşlarında yapılan her devrim, temelde, düşüncelerde yapılan devrime dayanmaktadır. Atatürk Devrimi, aslında bir “düşünce devrimi”dir.

 

Millî Bağımsızlık Savaşını kazanmada, nasıl ki hareketin kaynağı milletin kendisi olduysa, çağdaşlaşma savaşının kaynağı da yine milletin kendisidir. Atatürk, millî savaşın ve çağdaşlaşma savaşının lideridir. Atatürk her şeyden önce tam bağımsızlığı, Türk Ordusu’nun zaferiyle sağlamış, ancak sadece askeri başarı ile sınırlı kalmayıp siyasi ve sosyal açılardan da bu başarıyı güvence altına almıştır. Atatürk, modern Cumhuriyet Türkiye’sini yaratmış, akıl ve bilimi yönetimde temel ilke olarak benimsemiştir.

Atatürk, Cumhuriyetin ilanı sonrasında hukuk düzenine geçişi, tarımda modernleşmeyi, sanayi kuruluşlarının açılmasını sağladı. Eğitim, kültür ve toplumsal hayatın düzenlenmesinde devrimler yaptı. Çocuk haklarıyla ilgili ilk evrensel bildiri olan “Cenevre Bildirisi”ni Türkiye adına 1924 yılında imzalayan Atatürk, çocuklara sevgiyle, geleceğimizin mimarları olarak baktı.

Günümüzde Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunları aşacağı ve çağdaşlaşma mirasının -bazı sorunlar yaşasa da- devam edeceği şüphesizdir. Atatürk ütopyası, dünyanın tek gerçekleşmiş ütopyasıdır. Sahip çıkılmalıdır.

Tek ihtiyacımız çalışmak ve Atatürk’ün izinden gitmektir.

 

Çok şey mi istediklerimiz? Ulusal egemenliğimizin yüzüncü yılı kutlu olsun.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Canlı TV
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Arşiv Arama
- -
Yenimahalle Gazetesi Manşetleri
Yenimahalle Gazetesi © Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemap
RSS
News
EKONOMİ
SPOR
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
EĞİTİM
ANKARA
TÜRKİYE
ÇEVRE
SİYASET
DÜNYA