HAYVANLAR VE DOĞA


Bu makale 2020-02-18 11:59:57 eklenmiş ve 1112 kez görüntülenmiştir.
Ali Rıza KARS

19.yy’da başlayan Hayvanları Savunma Hareketi; yaklaşık kırk yıldır; Almanya, Hollanda, Fransa, Amerika, İngiltere, Norveç ve Rusya gibi birçok ülkede gelişerek devam eden hayvan özgürlüğü hareketiyle; dinamik ve politik bir güç kazanmıştır.

Tüm canlıların geleceğinin birbirine bağlı olduğu düşünüldüğünde, hayvanlara yapılan kötülüklerin, onların yaşamlarını olumsuz etkileyen tüm davranışların, birer bumerang olduğunu söylemek gelecekteki olabileceklerin yanında az bile kalır. Hiçbir türün yaşamını diğerinden tam olarak soyutlamak mümkün değildir.  

Hayvanlar yok edilirken, insan yaşamı için gerekli ekosistemleri ve doğal yaşam alanları da yok edilmektedir. Aynı şey bitkiler için de geçerlidir. 

Bu olumsuz gidişin önüne, hayvan veya bitki tüm canlılara saygı duyarak ve tüm türlerle, doğal yaşamla uyumlu ilişkiler kurularak geçilebilir.

İnsan, hayvan ve dünya özgürlüğü mücadeleleri birbiriyle ayrılmaz bir şekilde ilintilidir.

Gezegenimizi tehdit eden tür kıyımını önlemeye çalışmak; geleceğimizi kurtarmaya çalışmaktır. 

Hayvanlara gereksiz acı verilmemesi gerektiğini, onlara acı verilmesi ya da onların ölmesi gerekiyorsa bunun insani bir biçimde yapılması gerektiğini ileri süren görüşler; hayvana işkenceyi önleme yolunda bir çaba ve iyi niyet göstergesi olarak düşünülse de ulaşılması gereken hedef değildir…  

Peter Singer’ın, 1983’te basılan The Case for Animal Rights -Hayvan Hakları Meselesi- kitabının okura ulaşmasıyla Hayvan hakları felsefesi yaygınlaşmaya başlamış ve günümüzde; hayvanların da insanlar gibi hissetme yetenekleri olduğu; kargalar, şempanzeler, kediler, köpekler, yunuslar ve bazı diğer hayvanların, kendini bilme ve geleceği algılama gibi kompleks mental yeteneklerle donatıldığı bilinmektedir. Düşünebilme ve konuşabilme yetilerine sadece insanların sahip olduğuna dair argümanlar; hayvanlar hakkında yeterli birikime ulaşamamış insanların yanılsamalarından; bilimsel bir temele dayandırılamayan düalist düşüncelerinden öteye geçebilecek gibi değildir… 

Ülkemizdeki Hayvanları Savunma Hareketi sistematik bir sosyal eleştiriden yoksundur ve duygusallıktan öteye geçemeyen hayvan severlik hareketi olarak devam etmektedir.

Kötü insanları hayvanlara benzetmek büyük bir yanılgı ve bilmeden doğaya zarar vermektir... 

Ustaların bile, kötü insanları, yılana, çıyana, danaya, köpeğe ve diğer hayvanlara benzeterek, "Yılanın başı küçükken ezilmeli", “Elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun.” Elleriniz ve Yalana Dair/ Nazım Hikmet, “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyerek yaşattığınız yılanların, bir sonraki hedefi siz olursunuz.” Aziz Nesin, “Celladını kurtarıcısı olarak gören bir toplum, kasabın bıçağını yalayan aptal danaya benzer.” Karl Marx örneklerinde olduğu gibi özü yanlış, sözde özdeyişlerin, isteyerek veya istemeyerek; bilerek veya bilmeyerek, insanlarda alttan alta doğa düşmanlığı yarattığını düşünerek ekoloji ve hayvan hakları perspektifinden baktığımızda birçok düşünürün, entelektüelin, şairin ve yazarın; türcü ve tutucu tavırlar sergilediğini, görebiliyoruz… 

Herkesin kendi günahını kendisi çekmesi gerekmez mi? Neden kötü insanların günahları köpek, dana, yılan, çıyan gibi hayvanlara yükleniyor? 

“İnsanlar hayvanları katletmeye devam ettikçe birbirlerini öldürmeye de devam edecekler.” diyen Pisagor’u duyma zamanı; “Hayvanlar söz konusu olduğunda bütün insanlar Nazidir; hayvanlar için bu sonu gelmeyen bir Treblinka’dır.” diyen Isaac Bashevis Singer’in yanıldığını gösterme zamanı; bilmeden ve istemeden bilinçlere kazınan bu tür örneklerin yanlışlığını gösterme; hayvanları ve doğayı düşünme zamanı gelmedi mi? 

 

Aydın, hayvan haklarına saygılı, doğayı seven, geleceği düşünen insanların; genel ve metaforik anlamda seslerini duyuramayan; insanların kendi dillerini, kendilerinin de insanların konuştuğu dili tam olarak bilmemesi nedeniyle insanlarla tam iletişim kuramayan, göz yaşlarıyla, bakışlarıyla, çeşitli davranışlarıyla, sesleriyle ve çığlıklarıyla; ihtiyaçlarını, isteklerini ve seçimlerini ifade eden bu canlıları dikkatle dinleyerek bu canlıların adına konuşmaları, onların haklarını ve özgürlüklerini savunmaları tüm canlıların yararına olacaktır.

“Hayvanların kaderi benim için gülünç görünmekten daha önemli. Bu mesele insanın kaderiyle çözülmesi mümkün olmayan bir şekilde birbirine bağlıdır.” diyen Emile Zola’yı; “Merhamet dairesini yaşayan bütün varlıkları kapsayacak denli geliştirene dek İnsanoğlu huzur bulamayacaktır.” diyen Dr. Albert Schweitzer’i; duymak ve anlamak tüm canlıların yararına olacaktır.

Bir faytoncunun atını kırbaçladığını, atın kırbaç darbelerine tepki veremez halde bitkin düştüğünü gören ve o acıyı kendinde hisseden Nietzsche’nin, olayın etkisiyle on yıl kimseyle konuşmadığını ve akıl hastanesine yatırıldığını; Dostoyevski’nin Suç ve Ceza' adlı romanında, bir arabacının ve yanındakilerin, arabacının bitkin düşmüş atını, işkenceyle öldürüşlerinin acısını içinde yaşayan Raskolnikov’un, bu acıyı yıllar sonra kâbuslarla, şiddetli acıyla yanan iç sesleriyle verişini düşünüyorum; bu hissedişin derinliğine ve gelecek için katkısına saygı duyuyorum…   

Hayvanların ve doğanın korunması, insanlığın korunmasından, geleceğimizin korunmasından ayrı değildir…

Martin Luther King’in, şiddetin ve ayrımların olmadığı dünya hayalinin, barış ve eşitlik değerlerinin; bütün hayvan ve bitki türlerine de değer verecek şekilde gerçekleşmesi dileğimle…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Hayvanlar ve Doğa
Meral Dizdar 2020-02-20 14:45:26
Hayvanların tamamını, insanın hak edenini sevmek gerek. Çünkü hayvanlar; Cinsiyet, dil, din, ırk, mezhep gözetmeksizin düpedüz insanca yaklaşır insana
Hayvanlar ve Doğa
Kadriye Dağ 2020-02-20 11:15:09
Üzerinde yaşadığımız toprak, bütün canlılara aittir.Kendimize gösterdiğimiz ilgi ve saygı, sevgiyi hep birlikte paylaşmıyorsak insanlığımızdan utanmalıyız...
Unutmayalım bizim sağlıklı kalmamız hayvanlar ve doğa sayesindedir...
Nedense insanlara Arslan gibisin dendiğinde koltukları kabarır ama köpek dendiğinde öfkelenirler...Daha bir çok örneklerde olduğu gibi...
Unutmayalım onlar varsa bizde varız...
Teşekkürler Ali Rıza Bey....
Hayvanlar ve doğa
Gülumser Yurt 2020-02-19 13:05:51
Hayvanlar ve doğa konusunda bu bilgilerin topluma aktarilmasinin onemli yararı olacaktir.Hayvanlarla,bitkilerle ve tum canlılara saygi duymak doğal yaşamla uyumlu ilişkiler kurmak geleceğimiz açısindan ongörulu bir davranıs olacaktır...Gönlunuze sağlik Ali Riza Bey..
Hayvanlar ve doğa
Gülumser Yurt 2020-02-19 13:04:45
Hayvanlar ve doğa konusunda bu bilgilerin topluma aktarilmasinin onemli yararı olacaktir.Hayvanlarla,bitkilerle ve tum canlılara saygi duymak doğal yaşamla uyumlu ilişkiler kurmak geleceğimiz açısindan ongörulu bir davranıs olacaktır...Gönlunuze sağlik Ali Riza Bey..
HAYVANLAR VE DOĞA
Meral Korkmaz 2020-02-19 03:03:28
Yazınızı zevkle sonuna kadar 2 kez okudum. Mükemmel bir yazı olmuş. Örnekleri özenle seçip konuya ayrı bir anlam katmışsınz.
.Köşe yazısı ancak bu kadar mukemmel olur. (Hepimizin anlayacağı üslubunuza da hayranım)) Halkımızın bilinçlenmesi ve duyarlı olması umuduyla...
Emeğinize saygılar.





Hayvanlar ve doğa
Gülumser Yurt 2020-02-19 01:55:16
Hayvanlar ve doğa konusunda bu bilgilerin topluma aktarılmasının önemli yararı olacaktır.Hayvanlarla,bitkilerle ve tüm canlılara saygı duymak ,doğal yasamla uymlu ilişkıler kurmak geleceğimiz açısından öngörülü bir davranış olacaktır..
Hayvanlar ve doğa
Gülumser Yurt 2020-02-19 01:37:58
Hayvanlar ve doga konusunda bu bilgilerin topluma aktarilmasinin önemli yarari olacaktır.Hayvanlarla,bitkilerle ve tüm canlılarasaygı duymak doğal yasamla uyumlu ilişkiler kurmak geleceğimiz açısından öngörülü bir davranış olacaktır..
Toplam 7 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Canlı TV
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Yenimahalle Gazetesi Manşetleri
Yenimahalle Gazetesi © Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemap
RSS
News
EKONOMİ
SPOR
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
EĞİTİM
ANKARA
TÜRKİYE
ÇEVRE
SİYASET
DÜNYA