Atatürk’ün Çankaya’sında Atatürk’süz Gaziler Günü


Bu makale 2019-09-21 09:45:41 eklenmiş ve 571 kez görüntülenmiştir.
Fikret GÖKÇE

Ulusal Kurtuluş Savaşımızın en önemli zaferi olan Sakarya Savaşı’nın kazanılmasından sonra 14/15 Eylül gecesi Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Edirne ve Kozan Milletvekilleri sıfatıyla Büyük Millet Meclisi Reisliğine telgrafla şu önergeyi gönderdiler.

“Bizzat muharebe meydanındaki tedabiriyle muzafferiyetin amil ve müessiri olmuş olan Başkumandan Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine müşirlik rütbesi ve gazilik ünvanı tevcihini teklif ve istirham ederiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu teveccühünün milletimiz tarafından doğrudan doğruya bütün orduya müteveccih bir eseri takdir ve taltif olacağı kanaatinde bulunduğumuzu arz eyleriz.”

Bunun üzerine TBMM 19 Eylül 1921 günü çıkardığı bir kanunla Mustafa Kemal Paşa’ya gazilik ünvanı ile müşirlik (mareşallik) rütbesi verdi. 

TBMM 27.06.2002 tarihli, 4768 sayılı kanunla bu günü GAZİLER GÜNÜ olarak belirledi. Bu tarihten itibaren GAZİLER GÜNÜ çeşitli etkinliklerle gerçekleştiriliyor. 

Ben bir Kıbrıs Gazisiyim ve Türkiye Muharip Gaziler Derneği önceki genel başkan yardımcılarındanım. Her yıl olduğu gibi bu yılda düzenlenen tören ve etkinliklere alışkanlık olarak değil bir görev anlayışı ve sorumluluğuyla katılıyorum. 

Bugün saat 11.00’de Ulus Atatürk Anıtı’ndaki törende yer aldıktan sonra Çankaya Kaymakamlığı’nın davetiyle şehit yakınları ve gaziler için Hakimevi’nde verdiği yemekli toplantıya katıldım. Yemek sonrası Çankaya Müftüsü Ali GÜLDEN yaptığı dua ile şehitlere, gazilere, orada bulunanlara ve onların yakınlarına, yemeği düzenleyenlere, emeği geçenlere, hemen herkese dua edip; “lillahi fatiha” diyerek bitirirken ayağa kalktım ve “Nerede Atatürk, nerede Mustafa Kemal, bu düşmanlık niye “ diye bağırdım. Bu tepkime orada bulunanlardan bazı kişiler de sesleriyle ve alkışlarıyla katıldılar. Bunun üzerine müftü tekrar mikrofonu aldı ve Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ü anarak dua etti. “İşte bu kadar” diyerek tekrar bağırdım dışarı çıktım. Bu arada Çankaya Kaymakamı Hüdayer Mete BUHARA konuşmuş. Konuşması bitince tekrar içeri girdim ve kendimi tanıttıktan sonra ; “ Bu  adamları getirmeyin böyle toplantılara Kaymakam Bey, ATATÜRK’ü anmamakla unutturacaklarını mı sanıyorlar bu millete, bu nefret, bu kin niye” dedikten sonra oradan ayrıldım. 

Son yıllarda Atatürk ve dava arkadaşlarına karşı alçakça yürütülen unutturma çabalarının nankörlüğün ötesinde bilinçli olarak sürdürülen bir proje olduğu anlaşılıyor. 

O’nun mareşal üniformalı fotoğrafı, “bu resim sivil meclise yakışmıyor” diye Milli Mücadele’nin en zor günlerinde açtığı Gazi Meclis’ten indirilirken, O’na ve İsmet Paşa’ya “iki ayyaş” deniliyorken, her türlü iftira ve haksızlık yanında annesine ağza alınmayacak biçimde hakaretler yapılıyorken, stadyumlardan adı siliniyorken, camilerde bayram hutbelerinde adı anılmıyorken, O’nun bu millete bıraktığı Orman Çiftliği yağmalanıyorken  bir şey yapamamanın acı ve üzüntüsüyle hep seyirci kaldık ve sadece yazıklar olsun diyebildik. 

Bugün tepkimi göstermiştim ama, oradan ayrılıp eve dönerken hala olayın üzerimde kalan öfke ve etkisiyle sadece yine yazıklar olsun diyebiliyordum.

“Keşke Yunan kazansaydı” diyen Fesli Kadir’i ziyaret edip Kuran-ı kerim hediye eden Diyanet İşleri Başkanı’nın bu müftüsü de aynı yolun yolcusu olabilir ama yeri Atatürk’ün Çankaya’sı olamaz. 

Gaziler Günü nedeniyle tüm şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş gazilerimizi rahmet ve saygıyla anarken, hayattaki gazilerimize sağlık ve mutluluklar diliyorum.

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Canlı TV
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Yenimahalle Gazetesi Manşetleri
Yenimahalle Gazetesi © Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemap
RSS
News
DÜNYA
YENİMAHALLE
EKONOMİ
SPOR
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
EĞİTİM
ANKARA
TÜRKİYE
ÇEVRE