SURİYELİ GÖÇMELER EKONOMİNİN YÜKÜ,TÜRKİYE’NİN AĞRIYAN BAŞI


Bu makale 2019-08-01 08:57:38 eklenmiş ve 410 kez görüntülenmiştir.
Yunus BÜLBÜL

2011 yılı Arap coğrafyasındaki baharın kışa çevrildiği yıl oldu.

15 Mart 2011’de Suriye’de başlayan gösteriler  daha sonra ülke genelinde silahlı isyana dönüşmesiyle Suriye iç savaşı başladı.

O günden bu yana beş milyon Suriye’li iç savaştan kaçarak komşu ülkelere sığındılar.

Ülkelere sığındı deme yerine Türkiye’ye sığındı desek yerinde olur.                       Diğer ülkelere sığınan Suriye’li sayısı 1.500.000 civarında iken Türkiye’ye sığınanların sayısı 4.5 milyona yaklaştı.

Sığınmalar öyle garip hal aldı ki örneğin Reyhan’lının nüfusu  90.000 iken Reyhanlı’daki Suriye’li sayısı 105.000’dir.Yine Kilis’in nüfusu 108.000 iken Suriye’li sayısı 125.000’nin üzerindedir. 

 Bırakın güneydeki sınır boylarındaki İlleri,ilçeleri Türkiye’nin ortasındaki Konya’nın  Şükran ve Sahip Ata mahalleleri tamamen Suriye’lilere terk edildi. 

 Konya’nın bu mahalleleri eski isimleri ile değil Suriyeliler mahallesi olarak, Sırçalı Medrese caddesinin adı Suriyeliler caddesi olarak bilinip söylenmeye başladı.

 Başkent Ankara’nın Hüseyin Gazi Örnek mahallerinde bile Arapça tabelalarla açılmış yüzlerce iş yerleri var.

Cumhuriyetin kurulduğu 1923 ten bu güne kadar mübadeleler dahil Türkiye’ye sığınan göçmen sayısı 2 milyondur. Bir kaç yıl içinde 4.5 milyon Suriye’linin ülkeye gelmesi çok ama çok ciddi sorun. Bu kadar yüksek rakamdaki Suriye’linin  Ülkemizin ekonomisini ve hatta Türkiye’nin sosyal yapısının dengesini bozmayacağını söylemek mümkün değil.

Hacettepe üniversitesinin yaptığı bir araştırmaya göre, ekonomik durumu iyi eğitim durumu yüksek Suriye’liler Türkiye yerine batı Avrupa ülkelerini tercih ediyor. 

Türkiye’de kalan 4.5 milyon Suriye’linin ancak  35.000 civarında eğitimlisi var. Oranlama yapıldığında bu sayının çok düşük olduğu açıktır. Mesleki yönden de öyle. Meslek sahibi olanların oranı da yine aynı şekilde az.

Hükümetin eğitimli ve meslek sahibi diye  vatandaşlığa almak istediği 100.000 civarındaki Suriyeli bu kapsam içinde değerlendiriliyor.

Yine aynı  araştırma sonucuna göre, Türkiye’deki Suriyelilerin yüzde 60’şından fazlası, yani en az 1 milyon 800 bini 18 yaş altındaki çocuk ve gençlerden oluşuyor. 0-4 yaş grubundaki çocuk sayısı 850 bin civarında. 

 Geçen aylarda gazetelerde yer almıştı batı ilimiz olan İzmir’de bile bir ayda doğan Suriyeli çocuk sayısı 300. Çok doğurgan olma özelliği taşıyan Suriye’liler bunca yoksulluğa sıkıntıya aldırış etmeden Türkiye’ye geldikten sonra doğurdukları çocuk sayısı 370.000’ni aşmış durumda.

Suç ve suçluyu doğuran etkilerin başında gelen etmen eğitimsizlik ve cehalettir. Aynı araştırma da “1.800.000 18 yaş altındaki çocuk ve gencin içinde 650 binin üzerinde okul çağında çocuk bulunmaktadır ve bunların çok küçük bir bölümü eğitim alma imkânına sahiptir. Bazı çocuklar 5, bazıları ise 3, 2 ya da 1 yıldan beridir okula gidememektedir. Bunun yaratacağı olası sorunları tahmin etmek zor değildir” tespiti yapılıyor.

Tahmin zor değil işte bu korkunç sayı içinden bir çok suçun faili yarın karşımıza çıkması çok ama çok olasıdır. Bunun belirtileri her geçen gün karşımıza sıklıkla çıkıyor.Gün geçmiyor ki bir kentten Suriye'lilerle çatışan yerli halk haberi gelmesin.

AKP iktidarının ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülkemiz adına yaptığı en büyük yanlışlardan biri, Suriye iç savaşına katkı adın dinci şeriat yanlısı çeteleri yaratması onlara her türlü lojistik askeri desteği vermesidir. Bunun sonucu olarak iç savaştan kaçan milyonlarca Suriye'linin Türkiye’ye göçüne sebep olmasıdır. Bu yetmezmiş gibi şimdide onlar adına fiili olarak savaşa girmek üzere oluşumuz akılla mantıkla izah edilecek şeyler değil.  

 Aklı başında hiçbir iktidar bu kadar yüksek sayıdaki sığınmacıyı “insani neden” savunması ile ülkeye almaz. Hele hele AB’nin üç miyar EURO rüşveti karşılığı daha fazla sığınmacı alınması gelenlerin Türkiye’de tutulması teklifine evet denmesi kabul edilebilir değildi. Tabi ki o parada gelmedi.

Hükumetin son açıklamasına göre her ne kadar ispat edemese de Suriye’li göçmelere harcanan para 40.milyar dolar. Bu paranın ülke ekonomisine harcandığını düşünün kaç okul kaç hastane kaç fabrika yapılırdı. Maalesef ülke kaynakları bunlar için heba edildi edilmeye devam ediliyor.

 Afganistan iç savaşından kaçan milyonlarca sığınmacının Pakistan’a sığınmasının yarattığı sorunlar  Pakistan için çözümsüz bir hal almıştı. Aynı olay bizim içinde geçerli olacak.

Siz geçin,Tayip Erdoğan’nın, klonlanmış yandaş medyanın “Suriye’liler bizim misafirimizdir baş tacımızdır” türü laflara. 

 Halk Suriye’li göçmenlerle bırakın uyum içinde olmayı hiç istenmiyorlar. Suriye’lileri hakir görüyorlar, itekliyor öteliyorlar.Ekonomik sıkıntının yapılan zamların nedenleri arasında Suriye’li sığınmacılara yapılan milyarlarca dolar harcamaların sebep olduğunu düşündükleri için asla Türkiye’de olmalarını onaylamıyorlar.

Sınırdan sığınmacı olarak giren Türkiye vatandaşı olmayan Suriye’linin Ege denizi yoluyla ya da Edirne’den karayoluyla gibi  Avrupa’ya geçmek isteyenlerin polis ve jandarma zoruyla engellenerek mani olunması anlaşılır gibi değil.    

 Zorla Türkiye’de tutulmak istenen Suriye’li bu kez  denizden kaçak olarak Avrupa’ya geçmeye çalışırken Ege’de çol/çocuk boğulup ölüyor.
 Bu şekilde boğulup ölen her sığınmacının ölümünden kara sınırlarımızı açıp Suriye’lilerin geçişine izin vermeyen AKP iktidarı bizzat sorumludur.     

Suriye’li sığınmacılar sosyal dokuya zarar vermekle kalmayacak aynı zamanda suçlu yaratacak başa bela olacak.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Canlı TV
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Yenimahalle Gazetesi Manşetleri
Yenimahalle Gazetesi © Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemap
RSS
News
EKONOMİ
SPOR
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
EĞİTİM
ANKARA
TÜRKİYE
ÇEVRE
SİYASET
DÜNYA