Dilim Seni Dilim..


Bu makale 2019-06-07 14:38:25 eklenmiş ve 812 kez görüntülenmiştir.
Neşe Ersoy

Bugün Bayram… 

Evet… bu gün bayram.

Bugün size güneyin ılık rüzgârlı bir sabahından yazıyorum.

Ve bugün size siyasetten bahsetmeyeceğim.

 

Yani kötüye giden hiçbir şeyden bahsetmeyeceğim.

Mesela, ne Yüksek Seçim Kurulu’nun hukuk dışı seçim iptalinden, ne de iptale gerekçe gösterilen durumun yeni seçimde de aynen uygulanacağından bahsetmeyeceğim.

Ne ‘tek adam’ın yenilgi hazmetmeyişinden,

Ne de yandaş basının mesleki etik ve ahlaksızlıkta sınır tanımaz oluşundan bahsetmeyeceğim.

Ne ‘tek adam’ ve kurmaylarının başımıza musallat ettiği bir bela ile ülkenin ‘Cumhuriyet ve Demokrasi güvenliğinden sorumlu ordu mensuplarını hapishanelere sokup, masum insanları işlerinden el çektirerek, yuvalarının dağılmasına sebep olmasından,

Ne de ülke güvenliği yok edildikten sonra o ‘bela’ ile yeniden kol kola girip iş birliği içinde olmasından bahsetmeyeceğim. 

Bütün kamu mallarını bir mirasyedi gibi yok pahasına yabancılara satmasından,

Ve hatta son milli servetimiz, boğazlar ve ormanları da satışa çıkarmasından bahsetmeyeceğim.

 

Ve sevgili dostlar, size bahsetmek istemediğim o kadar çok olay, durum, davranış var ki.

Ülkenin öz be öz evlatlarının canından, kanından, gözyaşından, feryadından, yürek yangınından beslenen, nemalanan, umutlarını, hayallerini baltalayan bir iktidarın elinde oyuncak oluşumuzdan da hiç bahsetmeyeceğim.

                                                                                                         

Ha, bir de şu var; yıllarca uyuduğu düşünülen, ancak şimdilerde uyanmakta olan bir ulusun varlığı elbette ki umut olmakta, ama bundan da bahsetmeyeceğim.

 

Bu gün ki konumuz ağaçlar, yani dendroloji. yani ağaç bilimi.

Ankara'da otuz yıla yakın bir süredir ‘Kırsal Çevre Derneği’ olarak bilinen ve ‘Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği’ adıyla hizmet veren bir dernek var.

Tamamen gönüllülük esasına dayanan bir çalışma birlikteliği.

 

Eğitimler veriyorlar.

Dendroloji Okulu’, ağaçları tanıyalım konusunu işliyor. Her ağacı (ki, onlardan bir birey olarak bahsediliyor) birbirinden ayıran çiçekleri, yaprak yapısı, gövde yapısı gibi karakteristik özellikleri var.

Bu eğitimle karşılaşıncaya kadar, her iğne ve pulsu yapraklıları bir genelleme yaparak, ‘çam’ diye nitelendirirdim.

‘Bozkır Ekolojisi Okulu’ Bozkır ekosistemlerinin önemini vurgulamak ve bu konuda kamuoyu bilincini artırmak amacıyla düzenlenen bir eğitim.

‘Orman Ekolojisi Okulu’ ise, orman ekosistemini, sorunlarını ve ülkemizdeki uygulamalarını aktarmak ve bu konuda kamuoyu bilincini artırmak amacı taşıyor.

Bu eğitimler her yıl ücretsiz olarak düzenleniyor.

Konusunun uzmanları hem teorik olarak, hem de alan gezilerinde eğitime katılanlarla bilgilerini paylaşıyorlar. Betonlaşma sayesinde sıkışıp kalmış bireylerin sesi oluyorlar.

 

Hem keyifli hem de meraklı bir süreç.

 

Ormanlarımızın satışa sunulması üzerine bu yazıyı yazmam da tabii ki bir tesadüf değil.

Ormanlarımızın talan edilip ithal edilen ağaçlarla ağaçlandırma yapılması ve bu ağaçların da kurumasını izleyişimiz de bir tesadüf değil elbet.

Her ağacın büyüyebileceği ve büyüyemeyeceği ortamların olduğunu bu devletin bilmesi gerekmez mi?

Refüj ortalarına dikilecek ağaçlarda ve şev başlarında yapılacak ağaç uygulamalarının özelliklerini iyi bilmek gerekmez mi?

Salt rant uğruna yapılan ağaçlandırmalar kafalarda elbette ki soru işaretleri oluşturuyor.

Elbette ki bu konu üzerine konuşmalarımız sürecek.

 

Bugün bayram demiştik ya.

Bayramımız mübarek olsun.

 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Canlı TV
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Yenimahalle Gazetesi Manşetleri
Yenimahalle Gazetesi © Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemap
RSS
News
DÜNYA
YENİMAHALLE
EKONOMİ
SPOR
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
EĞİTİM
ANKARA
TÜRKİYE
ÇEVRE