15 Temmuz ve Türkiye'de Değişim!


Bu makale 2016-11-30 12:28:58 eklenmiş ve 176 kez görüntülenmiştir.
Bahri Küpeli

Türkiye Ekonomisi, son günlerde güven kaybı ile ciddi bir risk altına girmeye başladı.Eğer Kamu personeli tavsiyeleri ve buna bağlı şirket el koymaları daha da ilerletilirse burada onarılamayacak bir ekonomi erozyonu oluşacaktır.

Burda en önemli gösterge ise Türkiye ekonomisinin varolan yapısı ile 2008 küresel krizi öncesine giden bir yola girdiğini de bize bildirmektedir.Bu yoldan dönüş yine bizim elimizdedir.

Son zamanlarda iktidar partisinin içinde 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yer bulmaya çalışan yeni AK Partililerin herşeye alkış tutan tavırları, partinin eski kurucu üyelerini bile endişelendirmektedir. Bu eski partililer ekonomideki çalkantılara dikkat çekmeye çalışmaktadırlar. Bütün bunlara bir de cadı avı korkusu topluma egemen olunca ekonomi gerçekten de çıkış kapısı aramaktadır.Son günlerdeki büyüme trendi söylemleri yerini iç tüketim ağırlıklı bir yönde olduğunu da bize açık açık göstermektedir.

Türkiye'nin ekonomisi demoralize olmamalıdır.Tam tersine moralize olmalıdır.Buna hem toplum olarak hem de iş dünyası olarak ihtiyacımız vardır. Aslın da her kötülüğün sonunda bir de iyilik yapanları görürsünüz. Türkiye ekonomisi de aynen böyle. Emperyal güçlerin baskısı ve kıskacından çıkış kapısını yine bu topluma  iyilik yapan her  görüşün dışında bu ülke için kalbi pır pır atanlar üreten sanayici ve toplum mühendislerinin projeleri ile bulacaktır.

Bunun için ise AK Parti ve özellikle Cumhurbaşkanı’na büyük sorumluluklar düşmektedir. Eğer toplumu daha fazla geren ayrımcı ve gergin söylemler bir kenara bırakılır, herkesimden insan kucaklanır ve açık ve önyargısız iletişim kanalları da açık tutularak, toplumu sakinleştirme yolunda değerlendirilirse bundan ülke ekonomisi, iç barış büyük ölçüde faydalanır ve ülke emperyal güçlerin yapmak istediklerine yol vermez. Bununla birlikte  ülkenin önü açılabilir. Muhalefetin topyekün olarak ve tereddütsüz bir şekilde hükümete ve demokrasiye daha fazla sahip çıkmasına imkan tanımış olur ki, bu da “tıkır tıkır” işlemeye başlayan bir ekonomi ve bambaşka Türkiye'nin yoluna daha hızlı gitmesine olanak sağlar.Bunları söylerken aksini de düşünmek istemiyorum elbette.

Türkiye FETÖ, PKK,PYD ve benzeri tüm örgütleri ve cemaatleri süratle bünyesinden temizlemeli, dün fetö yarın bir başka cemaatin hükümete komplo kurmayacağını nereden bilebiliriz.Bunun için herkes elini taşın alıtına koyarak devlet kurumlarında her hangi bir cemaat veya dini örgütlenmeye müsade etmemelidir. Toplum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fetö konusundaki hassasiyetinin diğer cemaatler konusunda da aynı olduğunu düşünmelidir. Ben şahsen Sayın Cumhurbaşkanının bu konudaki kararlılığının diğerleri içinde düşündüğüne inanıyorum.

İşte bütün bu görüşler ışığında AK Parti eğer Atatürk ve Cumhuriyet'in kurucu değerleri ve kurucularına bakışını biraz düzeltmesi durumunda toplumun büyük çoğunluğunun iktidar partisine daha çok destek vereceğine eminim.Bu da ekonomiye daha çok ivme katacak iç barış daha çok tesis edilmiş olacaktır. Kazanan da Türkiye, Türk halkı ve Türkiye ekonomisi olacaktır.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Arşiv Arama
- -
Yenimahalle Gazetesi © Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemap
RSS
News
DÜNYA
YENİMAHALLE
EKONOMİ
SPOR
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
EĞİTİM
ANKARA
TÜRKİYE
ÇEVRE