16.Kuruluş Yılında AKP


Bu makale 2017-08-12 20:28:20 eklenmiş ve 584 kez görüntülenmiştir.
Yunus BÜLBÜL

1970’lerde solun ülke gündeminde yer edinmeye başlaması ile birlikte bir siyasi mühendislik projesi olarak Türk İslam sentezi ortaya atıldı.

Sözüm ona, kökü dışarıda Sovyet/Rus uşaklığına hizmet eden dinsiz solculuk yerine Türk milliyetçiliğine bağlı,dindar bir toplum yaratılarak güya hepsi komünist olan, sol yok edilmek istendi.

12 Eylül askeri darbesi ile bu başarıldı. Solcular,öldürüldü,sürgüne yollandı,hapsedildi ekonomik olarak nefes alamaz hale getirildi.Bu projenin beyin yıkama görevini ise Aydınlar Ocağından yetişen kadroların yer aldığı   TRT yerine getirdi.

Solun boşalttığı alanları o zamanlar en örgütlü hale gelmiş olan İslamcılık cerayanıyla hareket eden dernekler ve vakıflar doldurdu.

Türk İslam sentezinin üç aktörü olan Türkçüler,İslamcılar ve Askerler arasındaki sola karşı oluşturulmuş ittifak 1980 sonrasında, PKK’yla karşı mücadele konusunda ayrıştı.Türkçü kanat PKK nın askeri yöntemlerle bastırılmasını savunurken,İslamcı kanat “Cumhuriyetin özelliklerinden laikliği bir kenara atalım, İslam da birleşen bir halk yaratalım.Temel proje İslam olsun” anlayışından hareket ederek Türklüğü dışladı.Asker kanadı, bu projeye hoş bakınca proje yürürlüğe kondu.

Bu projenin Kürtler arasında yankı bulmasındandır ki Güneydoğu ve Doğu Anadolu da AKP’yi temel siyasi güç haline getirdi.

Türk İslam sentezinin İslam kısmının bu işten galip ayrılması sonucu Türk sentezinin temsilcisi MHP ile AKP’yi çatışır hale geldi.Sentezin diğer temsilcisi asker ise kendi yarattığı projenin eseri olan AKP tarafından boğularak ağır darbe yedi.

Proje sonunda Muhafazakarlaşmış bir toplum yaratılmak isteniyordu onda büyük ölçüde başarılı olundu.

İslamcı söylemlerini geride bırakarak,Muhafazakar Demokrat etiketiyle,Liberal ekonomi yanlısı,küresel sermaye ile fazla bir problemi olmayan,sürekli yeni ekonomik atılımlar arayışında olan,demokrasi ve hukuk lafını ağzından düşürmeyen ama bu konuda uygulamaları çok tartışılan AKP Türkiye seçmeni karşısına çıkarıldı.

AKP Türkiye seçmenine nasıl hitap edilir, nasıl fazla oy alınırın en mükemmelini yaparak tüm genel,yerel seçimlerde ve referandumlarda  ispat ederek iktidarını sürekli hale getirdi.

Zaman/zaman merkez sağdan bahsediliyor.Şunun iyi bilinmesi lazım merkez sağ denilen sağ artık Türkiye de bir daha dirilmemek üzere ölmüştür.Şimdiki sağ kendine Muhafazakar Demokrat diyen İslamcı sağ ile kendine Türkçü diyen Milliyetçi sağdır. Bu mücadeleden kimin galip çıkacağı ise ortaya çıktı.

Hangi nedenle nasıl olduğu hala karanlık son referandum sürecinde, Erdoğan/AKP Türkçü Milliyetçi sağın temsilcisi MHP’yi Devlet Bahçeli aracılığı ile imha ederek siyaset sahnesinden silme yolunu açmıştır

Peki bu hal ne kadar sürer dersek.Bu bir kuşak,bir nesil böyle gideceğe benziyor.

Seçmen tipi değişmiştir ülkemizde.Seçmen tipinde din,iman ve etnik kimlik esas hale gelmiştir.Bu seçmen profilinin hakimiyeti önümüzdeki seçim sonuçlarında da kendini gösterecektir.

Şimdi şu soruda önemli, “Tamam ülke insanı Muhafazakarlaştırıldı ama AKP’den daha muhafazakar başka partilerde var onlar neden oy alamıyor”

Bu sorunun yanıtını AKP’nin dizaynını yapan siyasi mühendislerin becerilerinde aramak lazım.

Siyasette insan kazanmak bir sanat.Ama esas olan kazanılan o insanı elde tutmaktır.İşte AKP bunu mükemmel yapıyor.Asla kazandığını kaybetmiyor. AKP ile yolu ayrılanlar yok mu elbette var.Var ama istisnalar kaideyi bozmuyor.

Bütün mesele bu ve bu nedenle büyüyor.Bunu neyle yapıyor derseniz. İnsan ilişkileri, üretim ve tüketim ilişkilerini çok iyi kullanarak, ellerinde tuttukları genel,yerel yönetimlerin ihale ve iş imkanlarını taraftarlarına eşit bir şekilde dağıtarak yapıyor.

Tanrının bir lütfü iletişim,haberleşme,makineleşme ve sağlık gibi alanlardaki gelişmenin dünya genelinde en üst seviyelere gelişinin AKP iktidarına denk gelmesi AKP’nin bunu gayet güzel kullanıyor olması genel kabule giden yolları fazlası ile açtı.

AKP iktidar olurlar ama muktedir olamazlar lafını boşa çıkararak ülkenin yargısından,ordusuna eğitiminden,yatırımına dış politikasına kadar tam manası hakim oldu.

Kısaca anlatmaya çalıştığım şartlarda doğan, Kullanılan her iki oydan birini alan ve oylarını 4.kez artırarak iktidar olan,14 Ağustos 2001 de kurulan AK Parti 16. yaşını Türkiye’nin HAKİM partisi olarak doldurdu.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Arşiv Arama
- -
Yenimahalle Gazetesi © Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemap
RSS
News
DÜNYA
YENİMAHALLE
EKONOMİ
SPOR
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
EĞİTİM
ANKARA
TÜRKİYE
ÇEVRE