Kirleniyoruzzzz !


Bu makale 2017-07-27 17:00:49 eklenmiş ve 292 kez görüntülenmiştir.
Mehmet Gürer

Ümitköy ve Çayyolu nadide yerleşim alanları olarak tasarlanmış, kısa sürede Ankara'nın dışında bir mesire yerinden, dönüşüm yaşayarak devasa beton binalarla donatılmış 300.000 nüfuslu bir İlçe görünümüne ulaşmış önemli bir yerleşim alanıdır.

Bu 300 bin nüfuslu kent bugün hala  noktayla, virgülle yönetilmektedir. Ancak ne var ki bu devasa kent görüntüsü her gün yeni yapılan binalarla daha da  büyüyerek belki de 15 -20 ilden daha büyük bir Anakent görüntüsüne bürünmeye devam etmektedir.

Ankara'nın Şehir  Merkezi dışında daha 20 yıl gibi kısa bir zaman diliminde çarpık kentleşmeden nasiplerini almaya başlamış olan Ümitköy ve Çayyolu bölgesi bu gidişin bir planlayıcısı olmazsa korkarım yaşanılmayacak bir kent görünümüne kavuşacaktır.

İnsanların daha güzel, ferah bir ortamda yaşamaları için seçimle iş başına getirdiği siyasetçilerin yetkilerini kullanırken verdikleri yanlış kararlara bir dur diyenin çıkmadığı, kimsenin karşı koyamadığı sonsuz yetkilerle donatılmış bu siyasetçilerin daha fazla para kazanma hırsıyla hareket eden müteahhitlerin çiftliğine dönüşen Ümitköy-Çayyolu’na bir an evvel çeki düzen verilmezse inanın Demetevler’e, Yenimahalle’ye benzeyecektir.

Eskişehir yoluna yapılan Bakanlık binaları, İş Merkezleri bittiğinde  bu bölge de açılan 35 tane koleji ve özel okullarıyla, Beytepe -İncek Bölgesinde bitirilmesi planlanan (Tower) Gökdelenleri ile bölgemize akın akın gelecek memurlar, öğretmenler, iş adamları ve çevresi ile birlikte cazibe merkezi olmaktan çıkacak yaşanılmayacak bir kent görünümüne ulaşacaktır. Ben şimdiden söylüyorum Çayyolu’nun bir an evvel "İLÇE" olması ve hızlı nüfus artışınınönüne geçilmesi gerekmektedir.Eğer bu hızlı nüfus artışının getirdiği olumsuzluklara çare bulunmaz ise düzensiz bu büyüme için özel sosyal projeler üretilmesi gerekmektedir.

Çayyolu bölgesinde lüks binalar yapılsa da yasa gereği olması gereken otoparklar ruhsat verilirken bilerek veya bilmeyerek! gözden kaçırılmaktadır.

Burada ortaya çıkan en büyük sıkıntı ise korkunç boyutta gelişen otopark sıkıntısıdır.

Ümitköy Çayyolu bölgesinde insanlar yakın zamanda yürüyebileceği bir boş alan bile bulunamayacaktır.

Şimdi  'SoruYORUM ? ; Otoparkı olmayan bir iş yerine nasıl ruhsat veriliyor?

Kızılay’da merkezi toplu taşımanın neredeyse tamamı Çayyolu Koru Metro istasyonuna taşınmış olup Koru Metro istasyonu ; Sincan, Etimesgut, Elvankent, Bağlıca, Yapracık, Toki Turkuaz gibi yoğun nüfusun RİNG servisleriyle Metro’ya taşıdığı MERKEZ konumuna getirilmiştir.

Haliyle bölge bir ulaşım aksı haline gelmiş birbirini tanımayan binlerce insanın çekim merkezi olmuştur.

Dünyada OTOPARKI olmayan tek METRO istasyonu olma özelliği taşıyan KORU METRO istasyonu civarında bulunan konutlarda oturanlar artık bırakın araçlarını koymayı, yürümek için ne yolları ne de kaldırımları kalmıştır.Gözünü rant hırsı bürümüş yerel yöneticilerin tek bir boş arsa bırakmamacasına boş alanları yağmalatmaları Ümitköy-Çayyolu bölgesini yaşanacak yer olmaktan çıkartmışa benziyorlar.

Çayyolu, Ümitköy, Yaşamkent, Türkkonut, Beytepe, İncek bölgesindeki yapılaşmaya paralel olarak alınması gereken tedbirler alınmamakta, trafik yoğunluğuna karşın yollarda, otoparklarda iyileştirme planlamaları yapılmamaktadır.

Halen bölgede bir tane bisiklet yolu bile yoktur. Çayyolu Bölgesinde Asayiş, Trafik hizmetleri sadece POLİS NOKTASI ile yürütülmektedir. Asayiş ise  trafikte çözüm üretemediği için tam bir kirlilik yoğunluğu yaşanmaktadır.

Ümitköy Çayyolu bölgesinde tüm bu işlerin planlaması için bölgemizde işleri tek elden yürütecek bir otoriteye ihtiyaç vardır.

Ümitköy Çayyolu bölgesindeki sorunların bir arada ele alındığı STK’ların da katılımıyla  toplantılar yapılmalı, komisyonlar kurulmalıdır. Bütün bunların yapılabilmesi için birleştirici güç olan için Çankaya Kaymakamlığımızın gerekli tedbirleri almasını ve bu organizasyonlar yapmasını bekliyoruz.

Bölgemizdeki sivil toplum kuruluşları, dernekler bir araya gelmelidir. Ümitköy Çayyolu bölgesi yeniden ele alınmalı, bölgesel bir planlama yapılmalı, bu kirliliğin önüne geçebilecek sivil toplum önderleri çıkartmalıyız.

Halka rağmen değil.

Halkla birlikte hareket eden bir yönetimle birlikte hareket edilerek Çayyolu’na sahip çıkabiliriz.

Bölgemizde villalardan bozma iş yerleri, 50 m2 dükkanların bir günde nasıl etrafını çevirerek 150 m2 kapalı bahçeler oluşturulduğunu da ibretle izliyoruz.Yokmudur bu kentin bir sahibi.Herşeyl paradan mı ibarettir. İş yerlerinin gelişi güzel tabela kirliliği had safhada olup, reklam tabelalarının birimizin başına düşmesi an meselesidir.

Ümitköy Çayyolu bölgesinde yürürken şöyle etrafınıza kafanızı kaldırıp bir bakarsanız nasıl bir kentleşmeyle karşı karşıya olduğumuzu görürsünüz.

Yasalara göre kimin ne reklam vereceği, vergisinin nasıl alınacağı yazılıdır. Ama Büyükşehir, Küçükşehir belediyeleri arasındaki anlamsız rekabet bir araya gelince görsel kirlilik had safhaya ulaşmaktadır.

Başka Ümitköy Çayyolu bölgesiYOK !

Herkesi buradan uyarıyorum.Gittikçe kirleniyoruz şöyle şöyle etrafınıza bir bakın yeter.Bu olağanüstü kirliliği hemen fark edersiniz. 

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
Arşiv Arama
- -
Yenimahalle Gazetesi © Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemap
RSS
News
DÜNYA
YENİMAHALLE
EKONOMİ
SPOR
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SAĞLIK
EĞİTİM
ANKARA
TÜRKİYE
ÇEVRE